İnsan Kaynakları Yönetimi
İnsan Kaynakları Yönetimi
İnsan Kaynakları Yönetimi, nitelikli insan kaynakları çalışanlarını en uygun en verimli haliyle yönetim hizmetlerinin planlaması yapılması birincil olan kısmıdır.
Bilindiği gibi günümüzde iş hayatı rekabette öne geçmek amacıyla insan kaynaklarına büyük yatırım yapmaktadır.
Bu nedenle nitelikli İK çalışanlarına olan gereksinim her geçen gün artmaktadır.
İnsan Kaynakları Yönetimi, insan kaynaklarının bütün işlevlerini ve iş hayatının beklentileri bilen donanımlı kişiler tarafından uygulanabilir yöntemlerle yönetim hizmetlerinin başarısını perçinleyecektir.
Günümüzde gerek özel sektörde gerekse kamu kuruluşlarında personel yönetiminde insan kaynakları yönetimine doğru bir geçiş yaşanmaktadır.
Personel yönetimi; işe alma, işten çıkarma, arşiv tutma, ücret bordrolarını hazırlama gibi idari ve teknik işler olarak görülürken, insan kaynakları yönetiminde; insanın işletme için en değerli sermaye olduğu anlayışıyla birlikte çok daha fazla uzmanlık gerektiren yeni misyonlar eklenmiştir.
İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) yirminci yüzyılın özellikle son on yılında hızla yükselen bir eğitimle iş hayatında yerini almıştır.
Bu yükselişe paralel akademisyen ve uygulamacıların çalışmalarında da önemli bir yer tutmaya başlamıştır.
İnsan Kaynakları Yönetimi Nedir ?
Örgütün verimliliğini ve etkenliğini arttırmak amacı ile, çalışan insanın kapasitesinin ve motivasyonunun arttırılmasını sağlamaya çalışan, bunu yaparken de insanı örgütün en önemli değeri olarak kabul eden bir bilim ve uygulama alanıdır.
Ne zaman yapar? Süreklilik arz etmelidir…
Ne yapar? Çalışan kapasitesinin ve motivasyonun arttırılması…
Neden yapar? Örgütün verimliliğini ve etkenliğini arttrmak için…
Nasıl yapar? En başta insanı örgütün en önemli değeri olarak kabul ederek…
Ne kadar yapar? Vizyon, stratejiler, amaçlar, hedefler doğrultusunda gerektiği kadar…
Kim yapar?
İnsan Kaynakları Yönetiminin Doğuşu
Genelde 2. Dünya savaşından sonra kavramın ortaya çıktığı bilinir, oysaki daha eski dönemlere dayanmaktadır.
Örneğin; ünlü Babil Hükümdarı Hammurabi kanunlarında ücretlendirme sistemlerine yer verilmiştir. M.Ö. 1600’lerden çinlilerde ilk iş bölümü ve uzmanlaşmayı görüyoruz.
M.Ö. 400’lerde çinlilerde personel devir hızının yüksekliğini kullandıklarına rastlıyoruz.
Bilimsel olarak İnsan Kaynakları kavramı ilk olarak Endüstri Devrimi ile ortaya çıkmıştır.
Bu dönemde ekonomik hayat hızla gelişmekte, önemli sanayi kuruluşları doğmakta ve insanlar evleri yerine fabrikalarda çalışmaya başlamışlardır.
1890’larda NCR Corporation’ın ayrı personel ofisi açmasıyla ilk personel yönetimi bölümü olarak tarihteki yerini almıştır.
Yine bu yıllarda 1. Dünya savaşı patlat vermeye başlar, orduya alınacak askerleri en uygun olanı seçebilmek için psikolojik testler uygulanır.
Orduda kullanılmış olsada personel seçimi literatürde ilk kez yerini almıştır.
Büyük Buhran’ın ortaya çıkışıyla birlikte işsiz sayısında çok fazla artışların meydana geldiğini görmekteyiz. 1935 yılında Rossevelt tarafında sakatlık, ölüm aylığı, işsizlik sigortası gibi kavramlar yürürlüğe konmuştur.
En önemli gelişmelerden biride Personel Yönetimi ile Psikoloji’nin birleştirilmesiyle olmuştur. Çalışanların verimliliğinin sadece çalışma koşulları ya da ücrete göre değil, sosyal ve psikolojik etkenlere bağlı olarak da değiştiği ortaya konulmuştur.
2 Dünya savaşıyla birlikte insanlık bilgisayar teknolojisiyle tanışmış ve sosyal ilişkiler kavramını öğrenmiştir. Bu tarihten sonra emeğin verimliliği üzerine gidilmeye başlanmıştır.
Personel yönetimi bölümünü 1980’lerde varlığını devam ettirmek isteyen, gelişime açık, büyük şirketler tarafından daha çok önemsenmiştir.
Personel Yönetimi 1990’larda ise İnsan Kaynakları Yönetimi kavramı olarak değişmeye başlamıştır. İnsan Kaynakları Yönetimi bu dönemden sonra kendini geliştirmeye devam etmiş, yeni fonksiyonlar elde ederek, kendi içinde yeni kavramlar oluşturmuştur.
Giderek gelişmekte olan İnsan Kaynakları departmanlarının asıl amacı; işyerinde verimliliği arttırarak, çalışanlarında tatmin olmasını sağlamaktır.
Bir nevi işveren ile işçi arasındaki köprüdür.
İnsan Kaynaklarının Akademik Olarak Türkiye’de Yerini Alması
İlk örneklerini ABD’ye yönelmeyle birlikte gelen yöneticilik eğitiminin kullanılması için kurulan Türkiye Ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) ve İşletme İktisadi Enstitüsünün (İİE) ders programlarında görmek mümkündür.
Personel konularını kapsayan ders başlığı ”Beşeri Münasebetler” adını almıştır.
Kamu yönetimi alanlarının 1960’lı yıllarla birlikte gelişmeye başlamasıyla personel konusu bağımsız kimliğini kazanmaya doğru gitmiştir.
İlk personel yönetiminin işletme alanında gerek sosyal siyaset gerekse insan ilişkileri yaklaşımlarında sıyrılmasının örgütsel ifadesi İÜ İşletme Fakültesinin kuruluşunda ”Davranış Bilimleri” ve ”Personel Yönetiminin” ayrı kürsüler olarak belirlenmesi, ”İşçi İşveren İlişkileri” dersinin de kürsüsü olmadan İktisat Fakültesi’nden alınan destek ile verilmesinde görülmüştür.
Personel Yönetimi dersinin Türkiye’de erken örneklerini, ODTÜ İdare İlimler Fakültesi’nin lisans programlarındaki ders tanımında da rastlamak mümkündür. İnsan ilişkileri yine dersin bir parçası olarak işlenmiştir.
Personel Yönetimi Disiplini’nin Türkiye’de gösterdiği seyrinin, dış dünyadaki gelişmelerle bu ülkede daha genel haliyle kamu ve işletme yönetimi alanındaki akademik faaliyetin izlediği yolun etkileşimiyle şekillenmiş olmasını beklemek gerekir.
İnsan Kaynakları Yönetimi Lisans Programlar
İnsan Kaynakları Yönetimi Bölümü dersleri İşletme Fakülteleri ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinde işlenmektedir.
Bu bölümü okumak isteyen öğrencilerin matematik ve türkçe sorularını cevaplamaları gerekmektedir.
Türkiye’de her yıl bu bölüme yerleşen öğrenci sayısı yaklaşık olarak 600 civarıdır.
İnsan Kaynakları Lisans Programının İçeriği
Bölüme genel olarak bakıldığında birinci ve ikinci yarıyılın diğer İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bölümleriyle benzerlik gösterdiğini söylemek mümkün. ”İktisada Giriş”, ”Hukukun Temel Kavramları”, ”İşletme Bilimine Giriş”, ”Muhasebenin Temel İlkeleri” gibi ana dersleri öğrenciler bu dönemlerde alıyor.
Üçüncü yarıyıldan başlamak üzere daha çok alan derslerine rastlıyoruz. Özellikle psikoloji içerikli derslere ağırlık verildiğini, ”Eğitim,Gelişme ve Kariyer Yönetimi”, ”Performans Yönetimi” ve ”Ücret ve Ödül Yönetimi” gibi İnsan Kaynaklarının alt dallarının ayrı ders olarak ayrıntılı işlendiğini ve ”İş Analizi ve İş Değerleme”, ”İş Meslek Ahlakı” gibi eğitimlerde ders olarak verildiğini görüyoruz.
Yine diğer bölümlerden farklı olarak ”İnsan Kaynakları Uygulamaları” seçmeli dersi bu bölümde zorunlu okutulmaktadır.
İnsan Kaynakları Yöneticisinin Sahip Olması Gereken Özellikler
Olaylara bütünsel bakabilmek için stratejik düşünen
Tüm düzeylerde çalışanları elde tutabilmek için etkin stratejiler oluşturabilen
Yetenekli insanları hızla bulabilmek için kaynaklar hazırlayan
Yüksek performanslı çalışanları yetiştirmek için gerekli eğitimleri planlayan ve hazırlayan
Üst yönetimi yaratıcı teknikleri kullanmak için ikna eden
İşletmedeki beyinleri yönetebilmek için kendi beynini yönetebilen
Değişim yöneticisi olarak duygusal zekasını entelektüel zekası kadar başarı ile yönetebilen
Reaktif olarak olaylara yetişme yerine proaktik olarak önceden öngörebilen
Kendine güvenen
Güçlü iletişim yeteneği olan
Kendini bilen,insanı seven
Kendine inanan,insanlara inanan
Değişim ve dönüşüm ajanı olan
İnsanlar dokunan
Hukuk bilen
Duygularının farkında olan
Verimlilik uzmanı olan
En büyük rakibin tüketici olduğunu bilen
Tutarlı bir kişiliğe sahip olan
Empati duygusu yüksek
İç ve dış müşteri odaklı olabilen
Ekip çalışmasına inanan ve başarabilen
Kendini sürekli geliştiren ve değişime açık olan
Yabancılarla çalışmaya açık ve farklılıkları yönetebilen
Kısaca; bir işletmedeki tüm bölümleri bir makinenin dişlerine benzetirsek İnsan Kaynakları Bölümü bu dişlerden biri gibi hareket etmek yerine dişlerin rahatlıkla dönmesini sağlayan yağ görevini yapmaktadır.
Dr. Gökhan ÜRKMEZ
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ











